Dr. İdris ARAZ

Dr. İdris ARAZ

Filistin izlenimleri-1

04 Şubat 2025 20:45 Boğaziçi Eğitim Derneği 356

Filistin izlenimleri-1

 

Birkaç yıl önce Filistin’e seyahatte bulunmuştum. Ancak uçak biletini elime aldığımda farklı bir halet-i ruhiye yaşamıştım. Bilette Tel Aviv-İsrail yazılıydı ne yazık ki. Bildiğim bir durum olsa da hüzün kaplamıştı yüreğimi. Her Müslüman gibi kalbimiz “Kudüs” diye atsa da, Filistin’i, diyar-ı İslam olarak telakki etsek de, son kertede, Filistin topraklarına ve dahi Kudüs’e bedenen ayak basabilmenin yolu reel politik olarak İsrail’in varlığını tanımaktan geçiyordu, kerhen de olsa.

Bu hüzünle beraber İsrail realitesini konuştuk birkaç arkadaşla. Her ne kadar bizim gibi tevhidî gelenekten gelen İslamî akımlar, İsrail’in varlığını kabul etmese de, nihai hedef olarak bölgenin tamamına sahip bağımsız bir Filistin devleti, dolayısıyla İsrail’i haritadan silmek gibi idealist düşlere sahip olsa da, bu bana realist gelmiyor, dedim, arkadaşlarıma. Sonuçta şu an sekiz milyon dolayında nüfusuyla bir İsrail realitesi ile karşı karşıyayız. Üstelik ülkemiz de dâhil pek çok İslam devleti tarafından resmen tanınmış durumda.

Birkaç yıl önce Katar’ın başkenti Doha’da basın toplantısı düzenleyen dönemin HAMAS Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, hareketin genel ilkelerini ve takip edeceği yolu tayin eden “Yeni Siyaset Belgesi”ni açıklamıştı. 42 maddeden oluşan belge, Meşal’in ifadesiyle “Bütün HAMAS liderlerinin, içerideki dışarıdaki bütün HAMAS kurumlarının ortak görüşünü yansıtıyor.”

Tabii dünyada ve de ülkemizde en çok yankı bulan iki madde şunlardı:

Birincisi; “HAMAS, çatışmanın, dinleri sebebiyle Yahudilerle değil, Siyonist projeyle olduğunu vurgular. HAMAS hiç kimseyle Yahudi olduğu için çatışmamaktadır. Saldırgan işgalci Siyonistlerle mücadele etmektedir. Hal böyleyken işgalin liderleri çatışmada Yahudilerin ve Yahudiliğin söylemlerini kullanmaktadır.”

Şahsen bu paragrafın altına imza atarım. Müslümanların, dinleri nedeni ile ne Yahudiler ile ne de Hıristiyanlar ile bir sorunu olamaz.

İkincisi; “HAMAS, Filistin topraklarının hiçbir parçasından vazgeçmemekle beraber, 4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını -hicrete zorlanan Filistinlilerin geri dönüş hakkının teslim edilmesi şartıyla- ulusal uzlaşı formülü olarak görmektedir. Bu durum kesinlikle Siyonist oluşumun tanınması ve Filistin’in haklarından ödün verilmesi anlamına gelmemektedir.”

Bir önceki maddede de olduğu gibi şahsen bu paragrafın da altına imza atarım. Ancak gerek ülkemizde gerek yurtdışında birçok insan/kurum tarafından HAMAS’ın o kadar anlam esnekliği oluşturmasına rağmen 1967 sınırları dolayısı ile İsrail’i tanıyacak duruma düşmesi eleştiri konusu yapılmıştı. Bazı insanlar kraldan fazla kralcı, ehl-i Aksa’dan fazla Aksacı kesilmiş, bu duruma karşı çıkmıştı. Bu insanlar bugün de Aksa Tufanına karşı çıkmıyor mu?

İdealizm güzeldir, fakat realizmden tamamen koparak romantizm hastalığına yakalanırsanız, hayatı reel okuyamamak size çok pahalıya mal olabilir. Hata mıydı, o dönemin koşulları mıydı bilemiyorum, ama 50-60-70’li yılları iyi okuyamamak ve değerlendirememek, bugün Filistinli grupları, 60’larda asla kabul etmedikleri şartları kabullenmek durumunda bıraktıysa bizim gibi uzak diyarlardan Filistin edebiyatı yapanlara herhalde HAMAS’a saygı duymak ve bulunduğumuz coğrafyalar için de idealizm-realizm arasında dengeli bir siyaset sürdürmek düşer.

Evet, HAMAS onurlu bir biçimde ateşkes sürecini yürütmeye çalışıyor. Hem savaş sürecinde hem de ateşkes sürecinde İsrail’in ahlaktan, hatta bütün insanî değerlerden yoksun olduğu ortaya çıkarken HAMAS’ın şahsında Müslümanların üstün meziyetleri günbegün ortaya çıkıyor. Sadece esir takasları bile dünyaya o kadar çok şey anlattı ki…

Ben inanıyorum ki uzun vadede Filistin kazanacak ve yine ben inanıyorum ki HAMAS’ın çetin mücadelesi sadece Filistinlilere değil bütün dünya Müslümanlarına kazandıracak.

İsterseniz bir de uzak bir tarihe göz atalım: 628, Hudeybiye. Hz. Ali “Resulullah” kelimesini silmek istemiyor, Hz. Ömer adeta isyan ediyor, sahabeler şaşkın. Fakat çok değil, iki sene içerisinde Mekke’nin fethi müyesser oluyor.

Yorum Ekle

İlk Yorumlayan Siz Olun!

YAZARIN SON 5 YAZISI

Tüm Yazıları
Boğaziçi Eğitim Derneği

Boğaziği Eğitim Derneği Kurumsal Web sitesi.

Boğaziçi Eğitim Derneği

İstiklal Mah. Hamikoğlu Sok. No:16
44320 Battalgazi / Malatya

Dernek Yazılımı: Medya İnternet™ - Dernek Sitesi Kulga © Tüm Hakları Saklıdır.