Halil HAN

Halil HAN

İMTİHANIMIZ

17 Şubat 2025 19:45 Boğaziçi Eğitim Derneği 74

İMTİHANIMIZ

          Zor zamanlardan geçiyorduk hepimiz, üzerimize gelen imtihanların altında kalacağımızı düşünüyorduk. Zordu gerçekten, zorluydu. Göğüs kafesimizi parçalıyordu adeta yaşadıklarımız. Hele kayıplarımızın varlığı hele bir daha onlarla karşılaşamayacağımız düşüncesi, bizleri sanki en ağır imtihandan geçiyormuşuz hissettiriyordu.

 

       6 Şubat depreminden söz ediyorum. Deprem mi kıyamet mi bilemediğimiz, adlandıramadığımız o günden...

 

       O günlerin hissiyatı altında eziliyor, başımıza gelene yanıyor, yakınmalarımızın, isyanlarımızın, itirazlarımızın ardı arkası kesilmiyordu.

       Huzur bulduğumuz, sükunet bulduğumuz evlerimiz kimimize korkularımızın kaynağı kimimize de mezar olmuştu.

       Kıyamadığımız, burnu dahi kanasa ortalığı velveleye verdiğimiz çocuklarımızı; sohbetine doyamadığımız, görmeden duramadığımız nice sevdiğimizi toprağın altına kendi ellerimizle verdik...

Yalnızlık, sahipsizlik hele yersizlik hissi hepimizi tüketmişti de, biz mi kurtulmuştuk yoksa ölenler mi anaforunda ciğerlerimize nefes, gözlerimize yaş yetmiyordu.

 

     Eskiden belediye anonslarıyla bir eve düşen o kor şimdi şehre, şehirlere düşmüştü de her yer enkaz her yer taziye şehre dönüşmüştü. İlk defa kimse kimseden taziye beklemiyor ama herkes herkese taziye diliyordu. Çünkü acının düşmediği ev kalmamıştı.

 

     Gittiğimiz her yerde, oturduğumuz her ortamda depremzede yakınmalarımızın ardı, acılarımızın büyüklüğünü ifadelendirmelerimizin arkası kesilmiyordu.

 

     Kibriyle dolaşan, variyetiyle, aşiretiyle böbürlenen bizler, acizliğin dibini görmüş, asıl varlık sahibinin, hükümranın kim olduğunu kavramıştık...

Ancak başımıza gelenin, insanlığın başına gelen en büyük felaket/imtihan olduğunu düşünüp, yakınıp anlatıp duruyorduk ki...

......................

Bir adım ötemizde açık hava hapishanesine dönüştürülmüş bir coğrafyada, Gazze şeridinden haberler düştü ajanslara...

     On yıllardır bir terör devletinin saldırılarına, sabır çatlatan uygulamalarına dayanamayan kardeşlerin kıyam haberleri verilmeye başlandı. Yokluğa, yoksulluğa, yoksunluğa rağmen onurlu bir yaşam, özgür bir vatan için başkaldırmışlardı.

Başkaldırmışlardı da, karşılarında savaş ve insanlık ahlakı kuşanmış bir devlet yoktu. Vahşette sınır tanımayan, gerçek bir dünya savaşında dahi kullanılması mümkün olmayan silahlar kullanan, hayvan, insan, bitki; çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden bir terör devleti vardı...

Televizyonda izlediklerimiz vicdanlarımızı kanatıyordu. Hastane, okul, ev, çadırkentler demeden önüne neresi gelirse yakıp yıkıyor, tonlarca bombayı üzerlerine boşaltıyor, her canı, her canlıyı lime lime ediyordu.

Yerinden, yurdundan ettiği, buraları terk edip başka şehirlere gidin dediği, yollara düşürdüğü insanları dahi yollarda bombalıyor, emniyetli hiçbir alan bırakmıyordu.

 

       İşin en acı tarafı bu vahşeti durduracak bu vahşiliğe dur diyecek ne NATO ne Avrupa Birliği ne Birleşmiş Milletler ne İslam İş birliği Teşkilatı ne de başka bir devlet bulunamıyordu.

Tamamıyla yalnız bırakılmış yalnızlaştırılmış ve belgesel izler gibi öldürülen insanlar yansıyordu ekranlara...

Harabeye döndürülmüş şehirler, yanmış çadırkentler, her biri parçalanmış cesetler, bitkisi kalmamış topraklar...

        Ancak işin ilginç tarafı başka bir şey daha yansıyordu ekranlara...

Yakınan, isyan eden hiç kimse yoktu. Çocuğundan kadınına, yaşlısından savaşçısına herkes hasbünallahi ve nimel vekil diyordu. Büyük bir vakarla şehitlerini gömüyor, Rabbine arz-ı hal ediyor ve dönüp mücadelelerine devam ediyor, sıralarını bekliyorlardı...

...............

Benimkisi acı yarıştırmak değil elbette... Nihayetinde ateş düştüğü yeri yakıyor ve her acı yaşayanına göre daha zor ve daha büyük geliyor.

Demem odur ki Allah hepimizin sahibidir, kimin ne kadar zorluğu kaldırabileceğini en iyi o bilmektedir ve hangimizin sabır göstereceğini, hangimizin şükredeceğini, hangilerimizin de isyan edeceğini göstermek için hepimizi imtihandan geçirmektedir.

Rabbim imtihanımıza; imanla, sabırla ve şükürle karşılık verebilenlerden eylesin, bizi ve neslimizi...

Halil HAN

Yorum Ekle

İlk Yorumlayan Siz Olun!

YAZARIN SON 5 YAZISI

Tüm Yazıları
Boğaziçi Eğitim Derneği

Boğaziği Eğitim Derneği Kurumsal Web sitesi.

Boğaziçi Eğitim Derneği

İstiklal Mah. Hamikoğlu Sok. No:16
44320 Battalgazi / Malatya

Dernek Yazılımı: Medya İnternet™ - Dernek Sitesi Kulga © Tüm Hakları Saklıdır.