
HİKMETLİ ARKADAŞLIKLAR
Arkadaş ve arkadaşlıklar, insan hayatında vazgeçilmez ve önemli ilişkilerdir. Öyle ki insan, aile efradının dışında en çok arkadaşlarıyla birlikte olurlar ve onlarla paylaşımlarını yaparlar. Bazen şartlar öyle gerektirir ki insan akrabalarından daha çok arkadaşlarıyla zaman geçirir.
Arkadaşlık, sadece birlikte zaman geçirilip eğlenilen bir durum değil, aynı zamanda insanların birbirlerinden etkilendikleri, kişilik, karakter, hatta ve hatta inancının belirlenmesinde etkili olan bir birlikteliktir. Bazen anne ve babanın etkili olamadığı ama arkadaşın etkili olduğu durumları hepimiz yaşamışızdır.
Arkadaşlıklar o kadar önemlidir ki Allah Resulü “Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz, kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.” Yine başka bir hadisinde Allah Resulü, “İyi arkadaşla kötü arkadaş misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder yahut sen ondan (miski) satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın!”
Bu hadisler ışığında ve yaşadığımız çevrede gördüklerimiz neticesinde, arkadaş seçiminin öyle rastgele bir seçim olmadığını, sadece o günümüzü değil bütün hayatımızı etkileyeceğini düşünmemiz gerekmektedir. Bu nedenle arkadaş seçerken bir amacımız olmalıdır. Arkadaş seçerken en büyük amacımız, bu arkadaşlığın bize değer katacak bir arkadaşlık olmasına dikkat etmemizdir.
Aslında arkadaşlık ve dostluk insanın neye iman edeceği konusundaki tercihiyle başlar. Neye iman ederse arkadaşlıklarını, dostluklarını da ona göre başlatır.
“Allah, iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise şeytânî güçler olup onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar cehennemin yoldaşlarıdır ve orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara Suresi 257)
Arkadaşlık ve dostluklar öyle bir birliktelik ki sadece bu dünyada değil ahirette de devam edecek olan bir birlikteliktir. İnsanlarla kuracağımız arkadaşlıklar da bu iman arkadaşlığımızın yansımaları olacaktır. İnsanlardan seçeceğimiz arkadaşlarımız da ya bizi karanlıklardan aydınlığa çağıracak ya da aydınlıklardan karanlıklara çağıracaklardır.
İnsanlara değer katacak arkadaşlıkları üç örnek ile açıklamaya çalışalım.
Birinci örneğimiz Hz Musa ile Hızır’ın arkadaşlığı. Unutmayalım ki “Hızır”, bizim kullandığımız bir isim, Kur’an’da “Ona kendi katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.” diye özelliği belirtilen bir yol arkadaşı. Hz Musa ile yolculukta bazı olaylar yaşarlar. Hz Musa bu olaylardaki hikmetleri göremez, ama o salih kul olayların hikmetini kendisine açıklar. İşte bizler de arkadaşlık ve yoldaşlık edeceğimiz kişileri seçerken, bize bilgileriyle yol gösterecek ve hikmeti öğretecek kişileri seçmeliyiz.
İkinci örneğimiz Ashabı Kehf’in arkadaşlığı. “Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti.” (Kehf Suresi 13) şeklinde bize tanıtılan tevhide inanan arkadaşlar. Onların arkadaşlığı inançlarının gereğini yaşamaya çalışan bir dava arkadaşlığıdır. Davaları uğruna kader birliği yapan, tevhitten sapmamak, Allah’ın dinini yaşamak için birbirlerine destek olan, birlikte şehri yani makam ve mevkilerini terk eden arkadaşlar. Netice olarak da birlikte ecir kazanan arkadaşlar. Tercih edeceğimiz arkadaşlarımız bize dava arkadaşı olacak, haktan sapmamak için birlikte yol alacağımız arkadaşlar olmalı
Üçüncü örneğimiz Hz Muhammed ile Hz Ebubekir’in arkadaşlığı. Onların arkadaşlıkları o kadar ileri derecede idi ki, Hz Ebubekir’in Mekke’de olmadığı bir sırada yaşanan İsra ve Miraç olayları kendisine anlatılınca “Bunları Muhammed söylüyorsa doğrudur.” Diyebilecek şekilde birbirlerine inanan arkadaşlar. Bu arkadaşlık o kadar ileri bir seviyeye ulaşmıştı ki Mekke’den Medine’ye hicret sırasında sığınılacak mağarada tehlikeli bir durum var mı, yok mu diye ilk önce Hz Ebubekir’in kontrol etmek amacıyla mağaraya girdiği bir arkadaşlık.
Seçeceğimiz arkadaşlarımız bize sonuna kadar güvenen ve bizim de onlara sonuna kadar güveneceğimiz arkadaşlar olmalı. Ortaya çıkabilecek tehlikeli durumlara karşı bizi koruyabilecek arkadaşlıklar olmalı.
Buna benzer örnekleri çoğaltabileceğimiz güzel arkadaşlıklar olduğu gibi tam tersi insanları saptıran, menfaatleri uğruna arkadaşlarını harcayan ve insanları uçurumlara sürükleyen birçok arkadaşlık örnekleri de bulunmaktadır.
Hadiste de belirtildiği gibi arkadaşlıklarımız ya bizim misk gibi kokmamızı sağlayacak ya da katran gibi kokmamızı ya da yanmamızı sağlayacaktır. Bu nedenle misk kokulu arkadaşlıkları tercih etmeye çalışmalıyız.